İnşaat işçisi hakları, 4857 sayılı İş Kanunu, İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ve sosyal sigorta mevzuatıyla belirlenir. Kalıpçı, demirci, duvar ustası, kaynakçı ve yardımcı işçi bu kapsamdadır. Bu sektörde uyuşmazlıklar çoğunlukla sigortasız çalıştırma, taşeron zincirinde ödenmeyen ücret, şantiye kazaları ve yıllık izin etrafında toplanır.[1]
Bu yazı inşaat işçisi hakları arasında en çok sorulan başlıkları ve iş kazasında işveren sorumluluğunu bir Yargıtay kararıyla anlatıyor. Genel çerçeve için işçi hakları rehberine bakabilirsiniz.
İnşaat İşçisi Hakları Nelerdir?
İnşaat işçisi hakları sektörün yapısına göre ayrı önem taşır. İşler müteahhit, taşeron ve alt taşeron zincirinde yürür, işçiler şantiyeden şantiyeye geçer ve çalışma açık havada tehlikeli koşullarda yapılır.
| Konu | İnşaatta dikkat edilecek nokta |
|---|---|
| Sigorta girişi | İnşaat işyerinde en geç çalışmaya başlatıldığı gün bildirilir |
| Taşeron ücreti | Asıl işveren hakedişten ücreti keserek işçiye ödeyebilir |
| İş güvenliği | Eğitim işe başlamadan önce verilir |
| Tehlike halinde | Çalışmaktan kaçınma hakkı vardır |
| Şantiye değişimi | Aynı işverendeki süreler yıllık izinde birleşir |
| İş bitimi | Yazılı belirli süreli sözleşme yoksa belirsiz süreli sayılır |

Sigorta Bildirimi
İşverenler, çalıştırdıkları kişileri sigortalılık başlangıcından önce işe giriş bildirgesi ile Kuruma bildirmekle yükümlüdür. İnşaat, balıkçılık ve tarım işyerlerinde işe başlatılacak sigortalılar için bildirge en geç çalışmaya başlatıldığı gün verilir.[2]
İnşaat işçisi hakları arasında en sık ihlal edilen konu bu bildirimdir. İşçi günlük yevmiyeyle sigortasız çalıştırılırsa kaza halinde tedavi ve gelir haklarını kanıtlamakta zorlanır. Sigorta kaydı eksik olan işçi için sigortasız çalışan işçinin hakları ve hizmet tespit davası yazılarına bakılmalıdır.
Yazılı sözleşme yapılmayan hallerde işveren iki ay içinde çalışma koşullarını, çalışma süresini ve ücreti gösteren yazılı bir belge vermelidir.[3]
Taşeron Zinciri ve Ödenmeyen Ücret
Alt işveren, bir işverenden işyerindeki bir işte veya işin bir bölümünde iş alan ve işçilerini bu işte çalıştıran diğer işverendir. Asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı Kanundan ve iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerden alt işverenle birlikte sorumludur. Konu asıl işveren alt işveren sorumluluğu yazısında anlatılıyor.
İnşaat işçisi hakları bakımından özel bir hüküm vardır. Kamu kuruluşları ve asıl işverenler, müteahhide verdikleri bina, köprü ve yol inşası gibi yapım işlerinde çalışan işçilerin ücretlerinin ödenip ödenmediğini kontrol eder. Ödenmeyen ücretleri müteahhidin veya taşeronun hakedişinden keserek işçiye öder.[4]
Alt işverene iş veren işveren, işçilerin ücretlerinin ödenip ödenmediğini aylık olarak kontrol etmek ve ödenmeyenleri hak edişten keserek işçilerin banka hesabına yatırmakla yükümlüdür. Taşeron ücreti ödemezse işçi asıl işverene de başvurabilir. Taşeron işçisinin diğer hakları taşeron işçi hakları yazısındadır.
Sigorta tarafında da asıl işveren, alt işveren ile birlikte sorumludur. Sigortalılar üçüncü bir kişinin aracılığıyla işe girmiş olsalar bile asıl işveren, Kanunun işverene yüklediği yükümlülüklerden alt işverenle birlikte sorumlu tutulur.[5]
Şantiye Güvenliği ve Çalışmaktan Kaçınma Hakkı
İşveren, çalışanların işle ilgili sağlık ve güvenliğini sağlamakla yükümlüdür. Risk değerlendirmesi yapar, gerekli araç ve gereci sağlar, alınan tedbirlere uyulup uyulmadığını izler.[6] Bu tedbirlerin maliyeti çalışana yansıtılamaz.
İş sağlığı ve güvenliği eğitimi işe başlamadan önce verilir. Tehlikeli ve çok tehlikeli sınıftaki işlerde mesleki eğitim aldığını belgeleyemeyenler çalıştırılamaz.[7] Eğitimde geçen süre çalışma süresinden sayılır ve eğitim maliyeti işçiye yansıtılamaz.
Aynı yapı alanında birden fazla işveren veya alt işveren varsa sağlık ve güvenlik koordinatörü görevlendirilir ve yapı işine başlamadan önce sağlık ve güvenlik planı hazırlanır.[8]
Ciddi ve yakın tehlike ile karşılaşan işçi, işverene başvurarak tedbir alınmasını isteyebilir. İşverenin talep yönünde karar vermesi halinde işçi tedbirler alınıncaya kadar çalışmaktan kaçınabilir ve ücreti saklıdır. Tehlike önlenemiyorsa işçi işyerini veya tehlikeli bölgeyi terk edebilir, hakları kısıtlanamaz.[9]
Yargıtay Kararı: Kalıp Ustasının Ölümü ve İşveren Sorumluluğu
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi önüne gelen davada işçi, bir okul inşaatında kalıp ustası olarak çalıştığı sırada kolon kalıbını sökerken yaklaşık üç metre aşağıdaki beton zemine düşmüş ve ölmüştür. Dava, hak sahiplerine gelir bağlayan Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından işverene ve saha sorumlusuna açılmış rücu davasıdır.
Yerel mahkeme davayı kısmen kabul etmiş, istinaf başvurusunu reddetmiştir. Daire hükmü bozmuştur. Gerekçesinde işverenin iş güvenliği yükümlülüğünü genel olarak şöyle ifade etmiştir.
“İşverenler işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için gerekli her türlü önlemi almak, araç ve gereçleri noksansız bulundurmak, işçiler de iş sağlığı ve güvenliği konusunda alınan her türlü önleme uymakla yükümlüdürler.”
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E.2021/324 K.2021/15267, 30.11.2021[10]
Karar oybirliğiyle verilmiştir. Daire iki eksik tespit etmiştir. Saha sorumlusunun işveren vekili mi üçüncü kişi mi olduğu araştırılmamış, şantiye tabelasında adı geçen başka bir şirket ile davalı şirket arasındaki ilişki incelenmemiştir.
Daire ayrıca kusur raporunun olayın meydana geldiği iş kolunda uzman iş güvenliği uzmanlarından oluşan heyetten alınmasını istemiştir. İnşaat işçisi hakları davalarında kusurun işveren, asıl işveren, taşeron ve işçi arasında nasıl paylaşıldığı bu nedenle bilirkişi incelemesine bağlıdır. Rücu davası SGK’nın alacağına ilişkin olsa da işverenin güvenlik yükümlülüğü ölçütü işçi veya hak sahiplerinin tazminat davasında da aynıdır.
İşverenin kastı veya iş güvenliği mevzuatına aykırı hareketi sonucu meydana gelen iş kazasında Kurum, yaptığı ödemeleri işverenden tahsil edebilir. Üçüncü kişi kusurluysa ödemelerin yarısı o kişiye de yöneltilir.[11] Kaza sonrası izlenecek yol için iş kazası halinde işçi hakları yazısına bakabilirsiniz.
Şantiye Değişikliği ve Yıllık İzin
İşyerinde en az bir yıl çalışmış işçiye yıllık ücretli izin verilir ve bu haktan vazgeçilemez. Niteliği gereği bir yıldan az süren mevsimlik veya kampanya işlerinde çalışanlara izin hükümleri uygulanmaz.[12]
İnşaat işçisi hakları arasında yıllık izin sıklıkla gözden kaçar, çünkü işçi şantiyeden şantiyeye geçer. İzne hak kazanmak için gerekli sürenin hesabında aynı işverenin bir veya çeşitli işyerlerinde çalışılan süreler birleştirilir.[13]
İşçi şantiye değiştirdi diye izin hakkını kaybetmez. Kullanılmayan izin için yıllık ücretli izin alacağı yazısına bakabilirsiniz.
İş Bitimi ve Fesih
İnşaat bitince işçilerin çıkarılması sık karşılaşılan durumdur. İş ilişkisi bir süreye bağlı yapılmadıysa sözleşme belirsiz süreli sayılır. Belli bir işin tamamlanması gibi objektif koşullara bağlı belirli süreli sözleşme ise yazılı şekilde yapılmış olmalıdır.[14]
Yazılı sözleşme yoksa şantiye bitti diye yapılan çıkarma belirsiz süreli sözleşmenin feshi sayılır. Bu durumda ihbar süresi ve kıdem tazminatı hakları gündeme gelir. Sözleşme türü için belirli süreli iş sözleşmesi yazısına bakılabilir.
Şantiyede uzun mesai ve hafta sonu çalışması da yaygındır. Fazla mesai ve tatil alacakları için fazla mesai, hafta tatili ücreti ve resmi tatilde çalışma ücreti yazıları geçerlidir. Güncel kararlara Yargıtay karar arama sayfasından ulaşılabilir.
İnşaat İşçisi Hakları Hakkında Sık Sorulan Sorular
İnşaat işçilerinin en sık sorduğu sorular aşağıda yanıtlandı.
Taşeron ücretimi ödemezse ana firmadan isteyebilir miyim?
Asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı Kanundan doğan yükümlülüklerden alt işverenle birlikte sorumludur. Yapım işlerinde ödenmeyen ücretler işçinin başvurusu üzerine hakedişten kesilerek ödenebilir. Başvurunun yazılı yapılması delil açısından yararlıdır.
İnşaatta sigortasız çalışırken kaza geçirirsem ne olur?
Çalışma ilişkisi ispatlanırsa kaza yine iş kazası sayılır. İşverenin sigorta bildirimini yapmamış olması sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Hak sahipleri hizmet tespiti ve tazminat davalarını birlikte yürütebilir.
Tehlikeli bir işi yapmayı reddedebilir miyim?
Ciddi ve yakın tehlike varsa işverene başvurarak tedbir alınmasını isteyebilirsiniz. Talebiniz yönünde karar verilirse tedbirler alınıncaya kadar çalışmaktan kaçınabilirsiniz ve ücretiniz saklı kalır. Tehlike önlenemiyorsa işyerini terk etmeniz hakkınızı kısıtlamaz.
Şantiye değişince yıllık izin hakkım sıfırlanır mı?
Hayır. Aynı işverenin bir veya çeşitli işyerinde çalıştığınız süreler birleştirilerek izin hakkı hesaplanır. Bir yıldan az süren mevsimlik veya kampanya işleri ise izin kapsamı dışında kalır.
İnşaat bitince işten çıkarılan işçi kıdem tazminatı alır mı?
Yazılı ve objektif koşula bağlı belirli süreli sözleşme yoksa sözleşme belirsiz süreli sayılır. Haklı sebep olmadan yapılan feshe bağlı olarak ihbar ve kıdem hakları doğabilir. Sonuç sözleşmenin türüne ve çalışma süresine göre belirlenir.
Kaynaklar
- 4857 sayılı İş Kanunu m.2 ↩
- 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu m.8 ↩
- 4857 sayılı İş Kanunu m.8 ↩
- 4857 sayılı İş Kanunu m.36 ↩
- 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu m.12 ↩
- 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu m.4 ↩
- 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu m.17 ↩
- Yapı İşlerinde İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliği m.8 ↩
- 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu m.13 ↩
- Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E.2021/324 K.2021/15267, 30.11.2021 ↩
- 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu m.21 ↩
- 4857 sayılı İş Kanunu m.53 ↩
- 4857 sayılı İş Kanunu m.54 ↩
- 4857 sayılı İş Kanunu m.11 ↩