Asıl işveren alt işveren sorumluluğu, alt işveren işçisinin alacaklarından asıl işverenin de alt işverenle birlikte sorumlu olmasıdır. Kural İş Kanunu’nun ikinci maddesinde yer alır ve işçiye iki muhatap kazandırır.[1]
Sorumluluğun sınırı da kanunla çizilmiştir. Sınırın nerede çizildiği, asıl işveren alt işveren sorumluluğunun en çok tartışılan yanıdır.
Bu yazıda sorumluluğun hangi alacakları kapsadığı, nerede bittiği ve ilişkinin muvazaalı çıkması halinde neyin değiştiği anlatılıyor. Konunun genel çerçevesi için taşeron işçi hakları yazısına bakabilirsiniz.
Asıl İşveren Alt İşveren İlişkisi Nasıl Kurulur?
İlişki, bir işverenin işyerindeki yardımcı işleri ya da asıl işin bir bölümünü başka bir işverene vermesiyle kurulur. İşi alan işveren, bu iş için görevlendirdiği işçileri yalnızca o işyerinde çalıştırır. İşi veren taraf asıl işveren, işi alan taraf alt işveren olur.
Günlük dilde alt işverene taşeron denir.
Asıl işin bir bölümü ancak iki şart birlikte varsa devredilebilir. İşletmenin ve işin gereği bunu gerektirmeli, teknolojik nedenler de ayrı bir ihtisas bilgisi şart koşmalıdır. Bu iki şart yoksa asıl iş bölünerek alt işverene verilemez.
Alt işveren, asıl işverenle yazılı bir alt işverenlik sözleşmesi yapar. Bu sözleşmeyle kendi işyerini de bölge müdürlüğüne bildirir.[2] Sözleşme, ilişkinin gerçek olup olmadığının incelenmesinde başvurulan belgelerden biridir.
Asıl İşveren Alt İşveren Sorumluluğu Neleri Kapsar?
Asıl işveren alt işveren sorumluluğu üç kaynaktan doğan borçları kapsar. Asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu borçlardan alt işverenle birlikte sorumludur. Kaynaklar İş Kanunu, iş sözleşmesi ve alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesidir.[3]
Pratikte sorumluluk şu alacaklarda gündeme gelir.
- Ödenmeyen ya da eksik ödenen ücret
- Fazla mesai ve hafta tatili ücreti
- Ulusal bayram ve genel tatil ücreti
- Kullanılmayan yıllık izin ücreti
- Kıdem tazminatı
- Toplu iş sözleşmesinden doğan haklar
Yargıtay bu sorumluluğu müteselsil sorumluluk olarak adlandırır. İşçi alacağını iki işverenden birinden ya da ikisinden birlikte isteyebilir ve genellikle ikisini de davalı gösterir.
Kıdem ve ihbar tazminatının hesabı ayrı bir konudur. Süreler işyeri devri kurallarına göre birleşebilir. Bu hesabın ayrıntısı için kıdem tazminatı ve iş yerinin devri yazıları yol gösterir.
Sorumluluğun Sınırı Kendi İşyerindeki Çalışmadır
Asıl işveren alt işveren sorumluluğu işçinin çalışma hayatının tamamını değil, yalnızca asıl işverenin işyerinde geçen süreyi kapsar. İşçi daha önce başka şirketlerde çalışmışsa o dönemin alacakları asıl işverenden istenemez.
Yargıtay bu sınırı açık biçimde belirtmiştir. Dosyada işçi, asıl işveren işyerinde alt işveren işçisi olarak bir yıldan az çalışmıştı ve kıdem tazminatı asıl işveren yönünden reddedilmişti.
“Görüldüğü üzere, asıl işveren, alt işveren işçilerinin İş Kanunu, iş sözleşmesi ve toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan taleplerinden alt işveren ile birlikte sorumlu olmakla beraber bu sorumluluk asıl işverenin kendi işyerindeki çalışmayla sınırlandırılmış bulunmaktadır.”
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E.2016/25887 K.2020/11969, 14.10.2020[4]
Daire, asıl işverenin kıdem tazminatından kendi işyerindeki çalışmayla sınırlı olarak sorumlu tutulması gerektiğini belirtti. Kıdem tazminatının tümüyle reddini hatalı buldu ve kararı oybirliğiyle bozdu.
Karar iki sonuç doğurur. Çalışma bir yılın altında kalsa bile asıl işveren sorumluluktan kurtulmaz. Buna karşılık sorumluluk, alt işverenin önceki işyerlerindeki dönemi kapsamaz.
Alt İşveren Değiştiğinde Sorumluluk
İhale döneminde alt işveren sık sık değişir, işçi ise aynı işyerinde çalışmaya devam eder. Yargıtay bu durumda işyeri devri kurallarına göre çözüme gidilmesi gerektiğini belirtmiştir.[5]
Aynı kararda kullanılmayan izin ücretinden ve ihbar tazminatından son işverenin sorumlu olduğu kaydedilmiştir. Devreden alt işverenin bu alacaklardan sorumluluğu kalmaz.
Yıllık izin süresi bakımından kanunda açık bir hüküm vardır. Alt işvereni değişse de aynı işyerinde çalışmaya devam eden işçinin izin süresi, aynı işyerinde çalıştığı sürelere göre hesaplanır.[6] Ayrıntılar için yıllık ücretli izin yazısına bakılabilir.
Ücret ve Yıllık İzin Güvenceleri
Asıl işveren alt işveren sorumluluğu yalnızca pasif bir borç değildir. Alt işverene iş veren işveren, işçilerin ücretinin ödenip ödenmediğini işçinin başvurusu üzerine ya da aylık olarak kendiliğinden kontrol eder. Ödenmeyen ücret varsa alt işverenin hak edişinden keserek işçinin banka hesabına yatırır.[7]
Yıllık izinde de benzer bir denetim görevi vardır. Asıl işveren, alt işveren işçilerinin izinlerinin kullanılıp kullanılmadığını kontrol eder ve ilgili yıl içinde kullandırılmasını sağlar. Alt işveren de izin kayıt belgesinin bir örneğini asıl işverene verir.
Bu iki hüküm, ücret alacağı doğmadan önce müdahale edilmesini sağlar. Maaşı ödenmeyen işçi, hak edişten kesinti talebiyle asıl işverene doğrudan başvurabilir. Başvuru yolları için maaşı ödenmeyen işçi nereye başvurmalı yazısı ayrıntı verir.
SGK Primleri ve İş Sağlığı
Sigorta primlerinde de asıl işveren, alt işverenle birlikte sorumludur. İşçi üçüncü bir kişi aracılığıyla işe girmiş olsa bile asıl işveren, Sosyal Sigortalar Kanunu’nun işverene yüklediği yükümlülüklerden sorumlu tutulur.[8] Eksik gün ya da eksik prim bildirimi işçiyi doğrudan ilgilendirir, bu konuyu sigortanın asgari ücretten gösterilmesi yazısında ayrıca işledik.
İş sağlığı ve güvenliğinde 6331 sayılı Kanun asıl işverene koordinasyon görevi verir. Altı aydan fazla süren ilişkide iş sağlığı ve güvenliği kurullarının çalışması asıl işverence koordine edilir.[9]
İş kazasındaki tazminat sorumluluğu ise olayın ayrıntısına göre belirlenir. Bu konu iş kazasında işverenin sorumluluğu yazısında ele alındı.
Muvazaa Halinde Sorumluluk Nasıl Değişir?
Alt işverenlik ilişkisi gerçekte işçi temini amacıyla kurulmuşsa muvazaa söz konusu olur ve asıl işveren alt işveren sorumluluğu yerini doğrudan işverenlik sorumluluğuna bırakır. Kanun, asıl işverenin işçilerinin alt işveren tarafından işe alınarak çalıştırılmaya devam ettirilmesini ve önceden o işyerinde çalışan kişiyle alt işverenlik kurulmasını yasaklar. Ayrı bir ihtisas gerektirmeyen asıl işin bölünerek verilmesi de aynı sonuca götürür.
Muvazaa saptanırsa alt işverenin işçileri başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçisi sayılır. Bu durumda iki işverenin birlikte sorumluluğundan söz edilmez. Asıl işveren işçinin tek işvereni olarak bütün alacaklardan tek başına sorumlu olur.
Muvazaa genel ispat kurallarıyla ispatlanır. Yargıtay, her ihale dönemi için ayrı ayrı inceleme yapılması gerektiğini belirtmiştir.[10]
Bu yüzden ihale sözleşmelerinin, işçinin görevinin ve asıl işverenin yönetim yetkisinin dosyaya girmesi önemlidir.
Kamu Kurumlarında Alt İşveren İşçileri
Kamu kurum ve kuruluşlarında asıl işveren alt işveren sorumluluğu bakımından kural değişir. İhale yoluyla hizmet alımında yüklenici işçisi olarak çalışanlar, bu çalışmaya dayanarak kamu kurumunun kadro veya pozisyonuna atanma hakkı kazanamaz. Kamu kurumunun toplu iş sözleşmesi veya personel mevzuatıyla belirlenen mali haklardan ve sosyal yardımlardan yararlanma hakkı da doğmaz.[11]
Kıdem tazminatında ise kamu kurumu devreye girer. Kamu İhale Kanunu m.62/1-e kapsamındaki alt işveren işçilerinin kıdem tazminatı, şartları varsa ilgili kamu kurumu tarafından işçinin banka hesabına yatırılır. Alt işveren değişse bile aynı kamu kurumunun işyerlerinde geçen süreler birleştirilir.[12]
2026 tarihli 7573 sayılı Kanunla eklenen geçici on ikinci madde, kamu kurumlarının 11 Eylül 2014 ile 15 Ekim 2019 arasında imzalanan ihale sözleşmeleri için alt işverene dönük rücu alacaklarının bir bölümünden vazgeçilmesini düzenler. Hüküm kamu ile alt işveren arasındaki hesabı ilgilendirir ve işçinin kıdem tazminatı ödenmesine engel olmaz.
Kamu İhale Kanunu’nda yapılan 2017 tarihli değişiklikle, kamu idarelerinin personel çalıştırmasına dayalı hizmet alımı yapması sınırlandırılmıştır. Bu alanda çalışan işçilerin durumu sözleşme türüne ve işyerine göre farklılaşır.
Alacak İçin Kime ve Nasıl Başvurulur?
İşçi alacağı için hem alt işverene hem asıl işverene başvurabilir. Dava açmadan önce arabulucuya gitmek zorunludur ve başvuru karşı tarafın yerleşim yerindeki ya da işin yapıldığı yerdeki büroya yapılır.[13] Arabuluculuk sürecinde zamanaşımı durur.
Başvuruda iki işverenin de adının yazılması, dava şartı bakımından sonradan tartışma çıkmasını önler. Süreç ayrıntıları arabuluculuk başvurusu yazısında yer alıyor.
Hak düşürücü süreleri ve zamanaşımını kaçırmamak için işçilik alacaklarında zamanaşımı yazısındaki sürelere bakılmalıdır. Dosyanın temel belgeleri hizmet döküm cetveli, bordrolar ve ihale sözleşmeleridir.
Alt işverenlik sözleşmesinin bir örneği de eklenmelidir. Kendi hesabınızı yapmak için kıdem tazminatı hesaplama aracından yararlanabilirsiniz.
Resmi metinlere 4857 sayılı İş Kanunu sayfasından ulaşılabilir.
İlgili yazılar: taşeron işçinin kadroya geçişi ve inşaat işçisinin hakları.
Asıl İşveren Alt İşveren Sorumluluğu Hakkında Sık Sorulan Sorular
Asıl işveren alt işveren sorumluluğu konusunda en çok sorulanlar aşağıda yanıtlandı.
Alt işveren maaşı ödemezse asıl işveren öder mi?
Asıl işveren alt işverenle birlikte sorumludur, bu nedenle işçi ücret alacağını asıl işverenden de isteyebilir. Kanun ayrıca asıl işverene ücretlerin ödenip ödenmediğini kontrol etme ve ödenmeyenleri hak edişten kesip işçiye yatırma görevi verir. Sorumluluk asıl işverenin işyerinde geçen süreyle sınırlıdır.
Asıl işveren hangi alacaklardan sorumlu değildir?
İşçinin asıl işverenin işyerinde çalışmadığı dönemin alacaklarından sorumlu olmaz. Alt işverenin başka işyerlerindeki işçiliği de bu kapsama girmez. Sorumluluk o işyeri ile ilgili alacaklarla sınırlıdır.
Alt işveren değişince kıdem tazminatı sıfırlanır mı?
Hayır. Aynı işyerinde ara vermeden çalışmaya devam eden işçi için Yargıtay işyeri devri kurallarını uygular. Kamu ihalelerinde aynı kamu kurumunun işyerlerinde geçen süreler birleştirilir.
Alt işveren işçisi asıl işverenin işçisi sayılabilir mi?
İlişki muvazaalı kurulmuşsa sayılır. Bu durumda işçi başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçisi kabul edilir. Muvazaa genel ispat kurallarıyla ispatlanır.
Kamuda çalışan taşeron işçisi kadroya geçebilir mi?
İhale ile hizmet alımında yüklenici işçisi olarak çalışmaya dayanılarak kamu kadrosuna atanma hakkı doğmaz. Kamu İhale Kanunu m.62/1-e uyarınca personel çalıştırmaya dayalı hizmet alımı sınırlandırılmıştır. Kendi durumunuz için ihale sözleşmesinin ve işyerinin türüne bakılmalıdır.
Dava hem asıl hem alt işverene birlikte açılır mı?
Evet. Arabulucuya başvururken iki işverenin de adı yazılmalıdır. Dava iki işverene karşı birlikte açılabilir ve mahkeme sorumluluğun sınırını dosyadaki sürelere göre belirler.
Kaynaklar
- 4857 sayılı İş Kanunu m.2 ↩
- 4857 sayılı İş Kanunu m.3 ↩
- 4857 sayılı İş Kanunu m.2/6 ↩
- Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E.2016/25887 K.2020/11969, 14.10.2020 ↩
- Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E.2016/17793 K.2019/14793, 02.07.2019 ↩
- 4857 sayılı İş Kanunu m.56 ↩
- 4857 sayılı İş Kanunu m.36 ↩
- 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu m.12 ↩
- 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu m.22 ↩
- Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E.2022/11544 K.2022/14372, 07.11.2022 ↩
- 4857 sayılı İş Kanunu m.2/8 ↩
- 4857 sayılı İş Kanunu m.112 ↩
- 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3 ↩