İçeriğe geç
iscihaklarim.com

İşçilik Alacaklarında Zamanaşımı Kaç Yıldır? Süreler ve Başlangıç

Yayın Güncelleme

İşçilik alacakları zamanaşımı, işçinin alacağını dava ya da icra yoluyla isteyebileceği süreyi belirler. Ücret, yıllık izin ücreti ve başlıca tazminatlar için bu süre beş yıldır.[1] Süre dolduktan sonra işveren zamanaşımı itirazı ileri sürerse alacak istenemez.

Bu yazıda işçilik alacakları zamanaşımı sürelerinin hangi alacakta kaç yıl olduğu, ne zaman başladığı ve neyin süreyi kestiği anlatılıyor. Alacak türlerinin genel tablosu için işçilik alacakları rehberine bakabilirsiniz.

İşçilik Alacakları Zamanaşımı Süreleri Kaç Yıldır?

Kanun ücret alacakları için açık bir süre koymuştur. Ücret alacaklarında zamanaşımı süresi beş yıldır. İş Kanunu’na 2017’de eklenen Ek m.3 ise yıllık izin ücretini ve dört tazminat türünü aynı süreye bağlar.

Alacak Zamanaşımı Dayanak
Aylık ücret 5 yıl İş Kanunu m.32
Fazla çalışma, hafta tatili ve genel tatil ücreti 5 yıl Borçlar Kanunu m.147
Yıllık izin ücreti 5 yıl İş Kanunu Ek m.3
Kıdem tazminatı 5 yıl İş Kanunu Ek m.3
İhbar tazminatı 5 yıl İş Kanunu Ek m.3
Kötüniyet tazminatı 5 yıl İş Kanunu Ek m.3
Eşit davranma ilkesine aykırı fesih tazminatı 5 yıl İş Kanunu Ek m.3

Fazla çalışma, hafta tatili ve genel tatil ücretleri için ayrı bir madde yoktur. Yargıtay bu alacakları ücret niteliği ağır basan alacaklar olarak görür.[2] Bu nedenle ücret gibi dönemsel edimlere tanınan beş yıllık süre onlara da uygulanır.

İşçilik alacakları zamanaşımı süreleri infografiği
İşçilik alacaklarında zamanaşımı kuralları

Eski Sözleşmelerde Süreler

Ek m.3 yalnızca 7036 sayılı Kanun’un yürürlüğünden sonra sona eren iş sözleşmeleri için geçerlidir.[3] Bu kanun 25 Ekim 2017’de yürürlüğe girmiştir. Daha önce işlemeye başlamış süreler eski hükümlere tabi kalmaya devam eder.

Eski dönemde kıdem ve ihbar tazminatı alacakları on yıllık genel zamanaşımına bağlı sayılıyordu. Henüz dolmamış kısım Ek m.3’teki süreden uzunsa, bu kısa süre dolduğunda zamanaşımı da dolmuş olur. Eski bir dosyanız varsa süreyi tarihlere bakarak ayrıca değerlendirmek gerekir.

İşçilik Alacakları Zamanaşımı Ne Zaman Başlar?

Zamanaşımı, alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlar.[4] Muacceliyet, alacağın istenebilir hale geldiği andır. Her alacakta bu an farklıdır.

  • Aylık ücret ile fazla çalışma ücreti, ait oldukları dönemin ödeme gününde muaccel olur
  • Kıdem ve ihbar tazminatı, iş sözleşmesinin sona erdiği tarihte muaccel olur
  • Yıllık izin ücretinde süre, sözleşmenin sona erdiği tarihten başlar

Yıllık izin ücretinde bu kural kanunda açıkça yazılıdır.[5] Çalışma sürerken kullanılmayan izin için zamanaşımı işlemez.

Ücret alacaklarında her ayın ödeme günü ayrı bir süre başlatır. Beş yıl önceki ayların ücreti bu yüzden zamanaşımına uğramış olabilir, son aylarınki ise hala istenebilir. Mart 2026’da sona eren bir sözleşmede kıdem tazminatı için süre ise Mart 2031’de dolar.

İşçilik alacakları zamanaşımı başlangıcı, alacağın kıdem ve ihbar gibi feshe bağlı olup olmadığına göre değişir. Bu ayrımı feshe bağlı işçilik alacakları yazısında bulabilirsiniz.

Zamanaşımını Neler Keser, Neler Durdurur?

Zamanaşımı bazı olaylarla kesilir. Kesilince yeni bir süre baştan işlemeye başlar.[6] Kanun bu olayları borçlunun borcu ikrar etmesi ile alacaklının dava açması ya da icra takibi yapması olarak sayar.

  • İşverenin borcu kabul etmesi, örneğin kısmi ödeme yapması
  • İşçinin iş mahkemesinde dava açması
  • İşçinin icra takibi başlatması

Dava açılması süreyi yalnızca dava konusu yapılan alacak için keser. Kısmi dava açıp fazlaya ilişkin hakları saklı tutmak, saklı kalan kısım için süreyi kesmez. Talepler bu yüzden baştan eksiksiz yazılmalıdır.

İhtarname çekmek ya da işverene yazılı talepte bulunmak süreyi kesmez. Bunlar kanunda sayılan sebepler arasında yer almaz.

Arabuluculuk Süreyi Durdurur

Arabuluculuk süreyi kesmez, durdurur. Arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı durur.[7] Önceden geçen süre silinmez, yalnızca arabuluculuk boyunca işlemez.

Kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi alacağı ve tazminatı için arabulucuya başvurmak dava şartıdır. Bu nedenle süreye yakın dosyalarda arabuluculuk başvurusu geciktirilmemelidir. Dava aşamasında işçilik alacakları dava dilekçesi örneğinden yararlanılabilir.

Zamanaşımı İtirazı ve Hak Düşürücü Süreler

Hakim zamanaşımını kendiliğinden dikkate alamaz.[8] İşveren bu itirazı ileri sürmezse mahkeme süreyi gözetmez. İtiraz ileri sürülürse sürenin geçip geçmediği tarihlere göre incelenir.

Zamanaşımından farklı olan hak düşürücü sürelere de dikkat edilmelidir. Bunlar süre geçince hakkın kendisini ortadan kaldırır. İşe iade için fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurulur, haklı fesih için ise olayı öğrendikten sonra altı iş günü içinde davranılır.[9]

Ücretin ödenmemesi gibi devam eden bir sebep varsa durum farklıdır. Yargıtay, ücreti ödenmeyen işçinin ödeme yapılmadığı sürece haklı nedenle fesih yapabileceğini kabul eder. Haklı fesih sonrası kıdem tazminatı için ise yine beş yıllık süre işler.

Yargıtay Kararında İşçilik Alacakları Zamanaşımı

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, zamanaşımını hangi başvuruların kestiğini bir kararında şöyle açıklamıştır.

“Madde açıkça düzenlemediğinden ihtiyati tedbir istemi ile mahkemeye başvurma veya işçilik alacaklarının tespiti ve ödenmesi için Bölge Çalışma İş Müfettişliğine şikâyette bulunma zamanaşımını kesen nedenler olarak kabul edilemez.”
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E.2017/14804 K.2019/13664, 18.06.2019[10]

Davada işçi fazla çalışma, hafta tatili, yıllık izin ve tatil ücreti alacaklarını istemiştir. Yerel mahkeme zamanaşımı süresini beş yıl olarak uygulamış ve ıslaha karşı ileri sürülen zamanaşımı itirazını yerinde görmemiştir.

Daire, kısmi davada ıslaha karşı ileri sürülen itirazın yasal dayanağa uygun biçimde değerlendirilmesi gerektiğini belirterek kararı bozmuştur. Gerekçede ayrıca kısmi davada fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasının saklı kısım için süreyi kesmediği vurgulanmıştır.

Karar iki sonuç gösterir. İş müfettişliğine şikayet etmek süreyi kesmez, kısmi dava açıp fazlayı saklı tutmak da saklı kısmı korumaz. Güncel kararlara Yargıtay karar arama sayfasından ulaşılabilir.

Süre Dolmadan Alacaklar Nasıl Netleştirilir?

Alacakları kalem kalem çıkarmak ilk adımdır. Tüm işçi alacakları hesaplama aracı, hangi kalemin hangi dönemde doğduğunu görmeye yardım eder. Sonra dönem dönem hangi alacağın sınırın içinde kaldığı kontrol edilir.

Kıdem ve ihbar tazminatı için ayrıca kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı yazıları incelenebilir. Mevzuat metinlerine 4857 sayılı İş Kanunu sayfasından erişilir.

İşçilik Alacakları Zamanaşımı Hakkında Sık Sorulan Sorular

Süreler konusunda en çok sorulanlar aşağıda yanıtlandı.

İşçilik alacaklarında zamanaşımı kaç yıldır?

Ücret, yıllık izin ücreti, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve kötüniyet tazminatı için süre beş yıldır. Eski tarihte sona eren sözleşmelerde farklı süreler uygulanabilir. Bu nedenle fesih tarihini baz almak gerekir.

Çalışmaya devam ederken geçmiş ücretleri isteyebilir miyim?

Evet. Ücret alacağı için her ayın ödeme günü ayrı bir süre başlatır. Geriye dönük beş yıllık ücret alacağı dava edilebilir.

Noter ihtarnamesi zamanaşımını keser mi?

Hayır. Kanun, zamanaşımını kesen sebepleri sayar ve ihtarname bunların arasında yer almaz. Süreyi kesmek için dava açmak ya da icra takibi başlatmak gerekir.

İşveren zamanaşımı itirazı yapmazsa ne olur?

Mahkeme zamanaşımını kendiliğinden dikkate almaz. İşveren itiraz etmezse alacak esastan incelenir.

Arabuluculuk sürede ne değiştirir?

Arabuluculuk bürosuna başvurulduğu andan son tutanağın düzenlendiği güne kadar zamanaşımı durur. Süre silinmez, yalnızca bu aralıkta işlemez.

Kaynaklar

  1. 4857 sayılı İş Kanunu m.32 ve Ek m.3 ↩
  2. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.147 ↩
  3. 4857 sayılı İş Kanunu Geçici m.8 ↩
  4. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.149 ↩
  5. 4857 sayılı İş Kanunu m.59 ↩
  6. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.154 ↩
  7. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3 ↩
  8. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.161 ↩
  9. 4857 sayılı İş Kanunu m.20 ve m.26 ↩
  10. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E.2017/14804 K.2019/13664, 18.06.2019 ↩