Telafi çalışması, işyerinde çalışılamayan sürelerin sonradan çalışılarak karşılanmasıdır. İş Kanunu bu imkanı işverene belirli şartlarla verir.[1]
Telafi saatleri fazla mesai sayılmadığı için zamlı ücret doğurmaz.
Yazıda telafi çalışmasının hangi hallerde yaptırılabileceği, dört aylık süre, günde üç saatlik sınır ve tatil günü yasağı anlatılıyor. Fazla mesaiyle karıştırılan noktaları ayırmak için fazla mesai nedir yazısına da göz atabilirsiniz.
Telafi Çalışması Nedir?
Telafi çalışması, normal çalışma süresi içinde yapılamayan işin sonradan yapılmasıdır. İşyeri belirli bir süre kapanmış ya da işçi çalışmamış olabilir. İşveren, bu eksik süreleri daha sonraki günlerde ek çalıştırarak kapatabilir.
Kanun bu çalışmayı açıkça fazla çalışma olmaktan çıkarır. Bu yüzden yüzde elli zamlı ücret ödenmez ve yıllık 270 saatlik fazla çalışma sınırına yazılmaz. Karşılığında işveren, kanundaki sınırlara uymak zorundadır.
Telafi Çalışması Hangi Hallerde Yaptırılabilir?
Kanun telafi çalışmasını dört durumda mümkün kılar. Bu sayılanların dışında telafi adıyla ek çalışma yaptırılamaz.
- Zorunlu nedenlerle işin durması
- Ulusal bayram ve genel tatillerden önce veya sonra işyerinin tatil edilmesi
- Benzer nedenlerle normal çalışma sürelerinin önemli ölçüde altında çalışılması veya işyerinin tamamen tatil edilmesi
- İşçinin talebi üzerine kendisine izin verilmesi
Zorunlu nedenler, örneğin elektrik kesintisi ya da doğal afet gibi işverenin kontrolü dışındaki olaylardır. Bayram öncesi ve sonrasında işyerinin köprü yaparak kapatılması da bu kapsamdadır. İşçinin kendi isteğiyle aldığı izin için de telafi yaptırılabilir.

Telafi Çalışması Kaç Ay İçinde Yapılmalıdır?
İşveren telafi çalışmasını dört ay içinde yaptırabilir. Bu süre, çalışılmayan zamanın karşılanması için tanınmış azami süredir. Dört ay geçtikten sonra eski bir duraklama için telafi talep edilemez.
Cumhurbaşkanı bu süreyi iki katına, yani sekiz aya kadar artırmaya yetkilidir. Bu yetki Mart 2020’de kanuna eklenmiştir.
Güncel bir süre uzatımı olup olmadığına Resmi Gazete’den bakılmalıdır.
Telafi Çalışması Günde Kaç Saat Olabilir?
Telafi çalışmaları günde üç saatten fazla olamaz. Ayrıca bu çalışma, günlük en çok çalışma süresini de aşmamalıdır.
Kanun, günlük çalışmayı en çok on bir saatle sınırlar.[2]
İki sınır birlikte uygulanır. Normal mesaisi sekiz saat olan işçiye üç saat telafi eklenirse toplam on bir saat olur. Normal mesaisi dokuz saat olan işçiye en fazla iki saat telafi yaptırılabilir.
Sınırı aşan saatler telafi sayılamaz. Haftalık 45 saati aşan kısım için fazla mesai ücreti doğabilir. Fazla mesainin kuralları için fazla mesai zorunlu mu yazısına bakın.
Tatil Günlerinde Telafi Çalışması Yaptırılabilir mi?
Hayır. Kanun açıkça tatil günlerinde telafi çalışması yaptırılamayacağını söyler. Hafta tatili günü ve ulusal bayram ile genel tatil günleri bu yasağın kapsamındadır.
İşyerinde Cumartesi normal çalışma günüyse o gün telafi yaptırılabilir. Cumartesi hafta tatili sayılıyorsa yaptırılamaz. Hafta tatilinin ücretini ve çalışılırsa nasıl ödeneceğini hafta tatili ücreti yazısında bulabilirsiniz.
Telafi Çalışması ile Denkleştirme Arasındaki Fark
İki kavram sık karıştırılır. Denkleştirmede haftalık süre önceden planlanıp farklı günlere dağıtılır. Telafi çalışmasında ise önce çalışılmayan bir süre doğar, sonra bu süre geri çalışılır.
| Ölçüt | Telafi çalışması | Denkleştirme |
|---|---|---|
| Dayanak | İş Kanunu m.64 | İş Kanunu m.63 |
| Önceden anlaşma | Kanunda aranmaz | Tarafların anlaşması gerekir |
| Süre | Dört ay, günde en çok üç saat | İki ay (toplu sözleşmeyle dört ay), günde en çok on bir saat |
| Ücret | Zamsız, fazla mesai sayılmaz | Ortalamayı aşan kısım fazla mesaidir |
Denkleştirmeyi ayrıntılı olarak denkleştirme esası yazısında anlattık. Gece vardiyasında çalışan işçilerin telafi ve fazla mesai sınırları gece çalışması yazısında yer alıyor.
Telafi Çalışmasının Ücreti Nasıl Ödenir?
Kanun bu saatleri fazla çalışma saymadığı için ek zam doğmaz. Saatler normal çalışma gibi ücretlendirilir. İşçi bu saatler için ayrıca yüzde elli zam isteyemez.
Zam yalnızca telafi sınırları aşıldığında gündeme gelir. Günde üç saati aşan, dört ayın dışında kalan ya da tatil gününde yaptırılan çalışmalar telafi sayılmaz. Bu çalışmalar için fazla mesai ya da tatil çalışması ücreti istenebilir.
Telafi gerekçesiyle maaştan kesinti yapılması ayrı bir uyuşmazlıktır. Kesintinin dayanağı ve sınırları maaştan kesinti yapılabilir mi yazısında anlatılıyor.
İşçi Telafiyi Reddedebilir mi?
Fazla mesaiden farklı olarak kanunda telafi için ayrı bir yazılı onay şartı yoktur. İşveren sınırlar içinde kalırsa işçiye telafi yaptırabilir. Haklı bir nedeni olmayan işçinin bu çalışmaya gelmemesi devamsızlık sayılma riski taşır.
Kanuna aykırı istekte ise işçinin uyma zorunluluğu yoktur. Günde üç saati aşan ya da tatil gününe denk gelen talep bu türdendir. Devamsızlık nedeniyle fesih kuralları için devamsızlık nedeniyle işten çıkarma yazısına bakın.
Tatil Günü Çalışmasının Telafisi Başka Bir Konudur
Telafi çalışması ile tatilde çalışmanın başka bir günle telafi edilmesi aynı şey değildir. İkincisinde işçi bayramda çalışır, karşılığında başka bir gün izin kullanır. Kanun genel tatil çalışması için böyle bir serbest zaman düzenlemesi öngörmez.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi bu konuda işçinin onayını arar.
“İşçinin açık onayı olmadığı sürece, ulusal bayram veya genel tatil gününde çalışmanın, diğer herhangi bir günde çalışmamak suretiyle telafisi mümkün görülmemelidir.”
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E.2020/6164 K.2021/6681, 23.03.2021[3]
Olayda işçi bayram günlerinde çalışmış, işveren bunun serbest zaman olarak kullandırıldığını savunmuştur. Daire kararı bozmuş ve genel tatil alacağının hesaplanmasını istemiştir.
Bu karar, bayram çalışmasının ücretinin izinle ödenemeyeceği yönündeki işçi korumasını gösterir. Genel tatil ücreti için resmi tatilde çalışma ücreti yazısını okuyabilirsiniz.
İşveren ve İşçi İçin Pratik Noktalar
İşveren için ilk kural, telafiye neden olan durumu kayda geçirmektir. Elektrik kesintisi, kapanış yazısı ya da bayram öncesi tatil kararı yazılı belgelenmelidir. Telafi günleri ve saatleri de işçiye önceden duyurulmalıdır.
İşçi için temel kural, çalışılan saatlerin kaydını tutmaktır. Telafi saati olarak yazılan her çalışma günlük sınırla karşılaştırılmalıdır. Sınır aşılmışsa aşan saat fazla mesaidir ve ücreti ayrıca istenir.
Telafi düzeni toplu iş sözleşmesinde ya da iç yönetmelikte de düzenlenmiş olabilir. Bu belgeler kanundaki sınırları işçi aleyhine genişletemez. İşçi lehine olan düzenleme ise uygulanır.
Telafi Uyuşmazlıklarında Neler Önemlidir?
İşveren fazla mesai alacağına karşı telafi çalışması yaptırdığını savunabilir. Bu savunmayı ispat için puantaj, vardiya çizelgesi ve işyeri yazışmaları kullanılır. İşçi de kendi kayıtlarını saklamalıdır.
Dört aylık süre, günlük sınır ve tatil günü yasağı mahkemede kontrol edilen noktalardır. Bu şartlardan biri tutmuyorsa çalışma telafi sayılmaz. Alacak kalemlerinin tamamını görmek için fazla mesai hesaplama aracına bakabilirsiniz.
Mevzuat metnine mevzuat.gov.tr adresinden, Yargıtay kararlarına Yargıtay karar arama sayfasından ulaşılabilir.
Telafi Çalışması Hakkında Sık Sorulan Sorular
Telafi çalışması konusunda en çok sorulan sorular aşağıda yanıtlandı.
Telafi çalışması fazla mesai sayılır mı?
Hayır. Kanun telafi çalışmasını fazla çalışma ya da fazla sürelerle çalışma saymaz. Bu yüzden yüzde elli zamlı ücret ödenmez.
Telafi çalışması günde kaç saat yapılır?
Günde en çok üç saat yapılabilir. Toplam çalışma da günlük en çok çalışma süresini aşmamalıdır. Bu süre on bir saattir.
Telafi çalışması kaç ay içinde yapılmalı?
Çalışılmayan süre için dört ay içinde yaptırılabilir. Cumhurbaşkanı bu süreyi iki katına kadar artırabilir. Süre dolduktan sonra o eksik için telafi istenemez.
Hafta sonu veya resmi tatilde telafi çalışması yapılır mı?
Hayır. Kanun tatil günlerinde telafi çalışması yaptırılamayacağını belirtir. Hafta tatili ve genel tatil günleri bu kapsamdadır.
Telafi çalışması yıllık izin yerine geçer mi?
Hayır. Yıllık izin işçinin ücretli dinlenme hakkıdır. Telafi çalışması ise çalışılmayan sürenin geri çalışılmasıdır. Bir günü hem izin sayıp hem telafi yaptırmak işçi aleyhine çift sayım olur.
Kaynaklar