İşçiye elden ödeme, maaşın ya da başka bir işçilik alacağının banka kanalı kullanılmadan nakit olarak verilmesidir. Kanun ücretin işyerinde ya da özel olarak açılan bir banka hesabına ödenebileceğini söyler.[1] Elden ödemenin asıl sorunu ise ispattır, çünkü ödemeyi kanıtlama yükü işverendedir.
Bu yazıda işçiye elden ödeme yapılmasının hukuki durumu ve ispat kuralları anlatılıyor. Alacakların genel çerçevesi için işçilik alacakları rehberine bakabilirsiniz.
İşçiye Elden Ödeme Yasal mı?
İş Kanunu ücretin Türk parası ile işyerinde ödenmesine izin verir. Bakanlıkların kararıyla banka yoluyla ödeme zorunlu hale getirilen işverenler ise ücreti banka hesapları dışında ödeyemez. Banka zorunluluğu olan bir işverenin elden ödeme yapması kanuna aykırıdır.
Kanun ayrıca emre muharrer senetle, kuponla ya da yurtta geçerli parayı temsil ettiği iddia edilen bir senetle ödeme yapılmasını yasaklar. Ücretin nakit ya da banka dışında başka bir araçla verilmesi bu nedenle sınırlıdır.
İşveren her ödemede işçiye ücret hesabını gösteren imzalı bir pusula vermek zorundadır.[2] Pusulada ücretin ekleri ve kesintiler ayrı ayrı gösterilir. Elden ödeme yapılan işyerlerinde bu pusulanın düzenlenmemesi ispat sorununu büyütür.
İşçiye Elden Ödeme Nasıl İspat Edilir?
Ücretin ödendiğini ispat yükü işverene aittir. İşçinin ücretini almadığını kanıtlaması gerekmez. İşveren ödemeyi yazılı belgeyle göstermek zorundadır.
Yargıtay uygulamasında belgelerin değeri farklıdır. Aşağıdaki tablo en sık karşılaşılan delilleri karşılaştırır.
| Delil | Ödemeyi ispatlar mı? |
|---|---|
| Banka dekontu ya da hesap dökümü | Evet, banka kayıtları ödemeyi gösteren belgedir |
| İşçinin imzasını taşıyan ödeme belgesi | Evet, yeterli yazılı delildir |
| İşçinin imzası olmayan bordro | Tek başına genellikle yeterli sayılmaz |
| Tanık beyanı | Hayır, para borcunun tanıkla ispatı mümkün değildir |
Elden ödeme çoğu zaman işçinin imzasını taşımayan bir kayda dayanır. Bu durumda işverenin elinde ödemeyi kanıtlayan güçlü bir belge bulunmaz. Mahkeme alacağı ödenmemiş sayabilir.
Aynı ilke fazla çalışma, hafta tatili ve yıllık izin ücreti gibi diğer işçilik alacakları için de önem taşır. Bu alacakların ödendiğini işveren yazılı belgeyle göstermelidir. Ödeme belgesi sunulamazsa işveren ödeme savunmasını kanıtlamış sayılmaz.
Elden ödeme iddiası bazen yargılamanın sonunda ileri sürülür. Mahkeme ödeme savunmasını yargılamanın her aşamasında değerlendirir. Savunmanın ispatı ise yine işverene düşer.

İşçiye Elden Ödeme ve İbraname
İbraname imzalanırken de elden ödeme sık görülür. Türk Borçlar Kanunu bu konuda sıkı şartlar koymuştur. İbra sözleşmesinin yazılı olması, sözleşmenin bitiminden başlayarak en az bir ay geçmiş bulunması ve alacağın türünün ile miktarının açıkça yazılması gerekir.[3]
Ödemenin hak tutarına nazaran noksansız ve banka aracılığıyla yapılması da şarttır. Bu unsurları taşımayan ibra sözleşmeleri kesin olarak hükümsüzdür.
Hakkın gerçek tutarda ödendiğini içermeyen belgeler yalnızca içerdikleri miktarla sınırlı olarak makbuz hükmündedir. Kanun bu durumda da ödemenin banka aracılığıyla yapılmış olmasını arar. Nakit verilerek imzalatılan ibraname kıdem ve ihbar tazminatı gibi alacakları sona erdirmez.
İşçi Elden Ödeme Yapılırken Nelere Dikkat Etmeli?
Nakit alındığında alınan tutar yazılı olarak kaydedilmelidir. Almadığınız parayı aldım diye imzalamayın. İmzalı belgenin bir örneğini mutlaka isteyin.
- Belgede ödemenin tarihi ve ilgili olduğu dönem yazılı olsun
- Gerçekten ödenen tutar belgeye aynen yazılsın
- Eksik ödeme varsa belgeye itiraz notu düşün
- Banka yoluyla ödeme yapılmasını yazılı olarak talep edin
İşçi banka hesabına ödeme yapılmasını yazılı olarak isteyebilir. Bu talep, sonradan yaşanacak ispat tartışmasında işçinin lehine bir delil olur.
Ücretin Bir Kısmının Elden Verilmesi
Bazı işyerlerinde maaşın bir bölümü bankaya yatırılır, kalanı elden verilir. Bordroda ise ücretin bir kısmı fazla mesai olarak gösterilir. Böyle bir düzenleme işçinin aleyhine ispat sorunları yaratır.
Yargıtay, bu tür dosyalarda imzalı bordroların gerçeği yansıtmayabileceğini kabul etmiştir. Bir kararda temel ücretin düşürülüp fazla mesai tahakkuklarının artırıldığı bordrolar gerçeğe aykırı bulunmuştur.[4]
İşçi bu durumda ücretin gerçek tutarını her türlü delille ispatlayabilir. Para makbuzları, banka kayıtları ve tanık beyanları bu amaçla kullanılır.
İşverenin Elden Ödeme Riskleri
Elden ödemenin yükü işverenin üzerindedir. Ödeme kaydı tutmayan işveren yargılamada ödemeyi kanıtlayamaz. Aynı ücret iki kez ödenmek zorunda kalabilir.
Elden ödenen tutar çoğu zaman SGK kayıtlarına yansımaz. İşçinin primleri gerçek ücret üzerinden yatırılmıyorsa hem işçinin sosyal güvenlik hakları hem de tazminat hesabı etkilenir. Bu konu sigortanın asgari ücretten gösterilmesi yazısında ayrıca ele alındı.
Ücretin bir kısmının elden ödendiğini söyleyen işveren, SGK kayıtlarındaki düşük ücretle çelişkiye düşebilir. Gerçek ücretin kanıtlanması için emsal ücret araştırması yoluna gidilebilir.
Yargıtay Kararında İşçiye Elden Ödeme
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, ücretin ödendiğinin nasıl ispat edileceğini bir kararında şöyle açıklamıştır.
“Ücretin ödendiğinin ispatı işverene aittir. Bu konuda işçinin imzasını taşıyan bir ödeme belgesi yeterli ise de, para borcu olan ücretin ödendiğinin tanıkla ispatı mümkün değildir.”
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E.2017/8042 K.2017/12144, 23.05.2017[5]
Davada işçi son iki aylık ücretinin ödenmediğini ileri sürmüştür. Dosyaya ücret bordroları sunulmamış, mahkeme işçinin alacağını kabul etmiştir.
İşveren ödemenin banka aracılığıyla yapıldığını söylemiş, ilgili banka şubesini göstermiş ve gider avansını yatırmıştır. Daire, ödeme savunmasının hakkı ortadan kaldıran bir özelliği bulunduğunu belirtmiş ve banka kayıtlarının getirtilmesi gerektiğine karar vererek hükmü bozmuştur. Güncel kararlara Yargıtay karar arama sayfasından ulaşılabilir.
Karar iki yönlüdür. İşveren belge sunmadan elden ödeme savunmasıyla alacağı ortadan kaldıramaz, ancak ödemeyi banka kaydıyla gösterebiliyorsa mahkeme bu kayıtları araştırmak zorundadır.
İşveren Elden Ödemeyi Nasıl Güvenceye Alır?
İşveren için en güvenli yol ücreti banka hesabına yatırmaktır. Nakit ödeme kaçınılmazsa işçinin imzasını taşıyan ve tutarı gösteren bir makbuz düzenlenmelidir. Makbuz ödeme dönemini ve ilgili alacak kalemini de içermelidir.
Ödemelerin kayıtları en az alacağın zamanaşımı süresi boyunca saklanmalıdır. Ücret alacaklarında bu süre beş yıldır. Ayrıntı için işçilik alacakları zamanaşımı yazısına bakılabilir.
Elden Ödenmeyen Ücret İçin Başvuru Yolları
İşçi ücretinin ödenmediğini düşünüyorsa önce elindeki belgeleri toplamalıdır. Ardından arabuluculuk ya da icra yoluna gidilebilir. Ayrıntılar maaşı ödenmeyen işçi nereye başvurmalı yazısında anlatılıyor.
Alacağın tutarını öğrenmek için tüm işçi alacakları hesaplama aracından yararlanılabilir. Mevzuat metinlerine 4857 sayılı İş Kanunu sayfasından ulaşılabilir.
İlgili yazılar: işçinin avans talebi.
İşçiye Elden Ödeme Hakkında Sık Sorulan Sorular
Elden ödemeyle ilgili en sık sorulanlar aşağıda yanıtlandı.
Maaşı elden ödemek yasak mı?
Banka yoluyla ödeme zorunluluğuna tabi tutulan işverenler ücreti banka dışında ödeyemez. Bu zorunluluk bulunmayan işverenler işyerinde nakit ödeme yapabilir. Her iki durumda da ödemenin ispatı işverene aittir.
Elden ödeme yapıldığını tanık ispatlayabilir mi?
Hayır. Yargıtay para borcu olan ücretin ödendiğinin tanıkla ispatının mümkün olmadığını kabul eder. Ödeme yazılı belgeyle ya da banka kaydıyla gösterilmelidir.
Elden ödeme için imza atmam gerekir mi?
Parayı gerçekten aldıysanız imzalamak ödemeyi ispatlar. Almadığınız parayı aldım diye imzalamamalısınız. Alınan tutarın belgeye aynen yazılmasını isteyin.
Tazminat elden ödenirse ibraname geçerli olur mu?
Hayır. İbra sözleşmesi için ödemenin banka aracılığıyla yapılması ve en az bir ay geçmesi gibi şartlar aranır. Bu şartları taşımayan belge kesin olarak hükümsüzdür.
Elden verilen maaş SGK primine yansır mı?
Elden ödenen tutar bildirilmediyse primler eksik yatırılmış olabilir. İşçi bu durumda gerçek ücretin tespitini isteyebilir. Konu sigortanın asgari ücretten gösterilmesi yazısında ayrıntılı anlatılıyor.
Kaynaklar