İçeriğe geç
iscihaklarim.com

Arabuluculuk Sonrası Dava Süresi Ne Kadar? İki Haftalık Süre ve Son Tutanak

Yayın Güncelleme

Arabuluculuk sonrası dava süresi, işe iade davasında son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki haftadır. İşçilik alacağı ve tazminat davalarında ise ayrı bir iki haftalık süre yoktur. Bu davalarda zamanaşımı kuralları geçerlidir.[1]

Bu yazıda sürenin nasıl işlediği, son tutanak tarihinin nasıl belirlendiği ve süre kaçırılırsa ne olacağı anlatılıyor. Sürecin geneli için iş davalarında arabuluculuk yazısına bakabilirsiniz.

Arabuluculuk Sonrası Dava Süresi Dava Türüne Göre Değişir

Arabuluculuk anlaşmayla bitmezse arabulucu son tutanağı düzenler. Dava açma süresi dava türüne göre farklı işler. Aşağıdaki tablo farkı özetliyor.

Dava türü Arabulucuya başvuru Dava açma süresi
İşe iade Fesih bildiriminin tebliğinden itibaren 1 ay Son tutanaktan itibaren 2 hafta
İşçilik alacağı ve tazminat Zamanaşımı dolmadan Ayrı kısa süre yok, zamanaşımı işler

Tablodaki fark çoğu kişinin gözünden kaçar. Alacak davası için iki haftalık süre arayan işçi gereksiz telaşa kapılabilir. İşe iade davasında ise bu süreyi bilmemek hak kaybına yol açar.

Arabuluculuk sonrası dava süresi infografiği
Arabuluculuk sonrası dava süresi nasıl işler

İşe İade Davasında Arabuluculuk Sonrası Dava Süresi

İş sözleşmesi feshedilen işçi, fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurmak zorundadır. Anlaşma sağlanamazsa son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde iş mahkemesinde dava açılabilir. Bu süre hak düşürücüdür.

Hak düşürücü süre geçerse işçinin dava hakkı sona erer. Mahkeme süreyi kendiliğinden gözetir. İşçinin haklı olması bu sonucu değiştirmez.

İki haftalık süre 14 gündür. Örneğin son tutanak 10 Mart tarihinde tamamlanmışsa dava en geç 24 Mart tarihinde açılmalıdır. Son güne bırakmak risklidir, çünkü tutanak tarihi çoğu zaman tartışma konusu olur.

Taraflar anlaşırsa uyuşmazlık aynı süre içinde iş mahkemesi yerine özel hakeme de götürülebilir. İşe iade davasının şartları için işe iade davası yazısına bakılabilir. Fesih bildirimi ile süre ilişkisi fesih bildirimi yazısında anlatılıyor.

Arabulucuya başvurmadan doğrudan dava açılırsa mahkeme davayı usulden reddeder. Bu ret kararı taraflara resen tebliğ edilir. Kesinleşen ret kararının tebliğinden itibaren iki hafta içinde arabulucuya başvurulabilir.

Alacak ve Tazminat Davalarında Süre

İşçilik alacağı ve tazminat davalarında kanun, işe iadedeki gibi bir iki haftalık süre öngörmez. Burada genel zamanaşımı kuralları devam eder. Kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık izin ücretinde zamanaşımı beş yıldır.[2]

Arabuluculuk bürosuna başvurulduğu andan son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez.[3] Durma, arabuluculukta geçen zamanın hesaba katılmaması demektir. Kalan süre son tutanaktan sonra kaldığı yerden işlemeye devam eder.

Bu nedenle uzun süredir bekleyen alacaklarda arabuluculuk sonrası dava süresi kısalabilir. Zamanaşımına yaklaşmış bir alacak varsa son tutanağı aldıktan sonra beklemeden dava açmak gerekir. Alacak tutarlarını dönem dönem görmek için tüm işçi alacakları hesaplama aracı kullanılabilir.

Son Tutanak Tarihi Hangi Gündür?

İki haftalık süre son tutanağın düzenlendiği tarihten başlar. Tutanak üzerindeki tarih ile imzaların tamamlandığı tarih farklı olabilir. Özellikle bir tarafın telekonferansla katıldığı görüşmelerde imza sonradan atılır.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi bu konudaki görüş ayrılığını gidermiştir. Başvurucu, telekonferansla yapılan süreçlerde son tutanak tarihinin imzaların tamamlandığı gün mü yoksa anlaşamamada mutabık kalınan gün mü olduğunu sormuştur.

Daire, imzaların tamamlandığı güne işaret eden bölge adliye mahkemesi kararı doğrultusunda uyuşmazlığı çözmüştür. Gerekçe şöyledir.

“Hâl böyle olunca, arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği tarih; son tutanaktaki tüm imzaların tamamlandığı veya tamamlanmış sayıldığı tarihtir.”
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E.2025/1242 K.2025/5080, 16.06.2025[4]

Daire gerekçesinde bir noktaya dikkat çekmiştir. Anlaşamama görüşmesinin yapıldığı günü esas almak, tutanağın aslı elinde olmayan davacı için hak arama hürriyetini zedeler. Karar oy birliğiyle ve kesin olarak verilmiştir.

Karar telekonferansla yürütülen süreçlere ilişkindir. Yine de sonuç yol göstericidir. İhtiyatlı yol, imzaların tamamlandığı tarihi yazılı olarak teyit ettirmek ve davayı bu tarihten uzakta bir günde açmaktır.

Arabuluculuk Sonrası Dava Süresini Hesaplarken Neye Dikkat Edilmeli?

Süre hesabındaki küçük bir hata dava hakkını ortadan kaldırabilir. Şu noktalara bakmak yeterlidir.

  • Son tutanağın tüm imzalarının tamamlanıp tamamlanmadığını kontrol etmek
  • Tutanağın size teslim edildiği günü not etmek ve belgelemek
  • Tutanakta alacak kalemlerinin tek tek yazılı olduğundan emin olmak
  • İşe iade talebi varsa iki haftalık süreyi takvime işlemek
  • Dilekçeye son tutanağın aslını ya da onaylı örneğini eklemek

Tutanakta yazılı olmayan bir alacak kalemi için dava şartı gerçekleşmemiş sayılabilir.[5] Süreyi doğru hesaplamak kadar tutanağı doğru okumak da önemlidir.

Dava Dilekçesine Son Tutanak Eklenir

Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını ya da arabulucu tarafından onaylanmış örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Eklenmezse mahkeme bir haftalık kesin süre verir. Bu süre içinde de sunulmazsa dava karşı tarafa tebliğ edilmeden usulden reddedilir.

Yargıtay da dava açabilme şartının son tutanağın düzenlenmiş olmasına bağlandığını vurgulamaktadır. Bu yüzden elinizde son tutanağın aslı ya da onaylı örneği olmadan dava açmak risklidir. Hangi mahkemeye başvurulacağı için iş mahkemesi görev yetki yazısına bakabilirsiniz.

Süre İçinde Açılan Dava Nasıl İlerler?

İş mahkemelerinde basit yargılama usulü uygulanır.[6] İşe iade davası ivedilikle sonuçlandırılır. Bölge adliye mahkemesi de ivedilikle ve kesin olarak karar verir.

Alacak ve tazminat davalarında ise karar, kanun yolu hükümlerine tabidir. Bu yüzden süreç işe iadeye göre daha uzun sürebilir. Dava dilekçesini hazırlarken arabuluculuk sürecinde yazılan kalemlerle uyumlu hareket etmek gerekir.

Anlaşma Sağlanırsa Dava Süresi Aranır mı?

Arabuluculuk anlaşmayla biterse dava açma süresi gündeme gelmez. Çünkü üzerinde anlaşılan hususlar hakkında taraflarca dava açılamaz.[7] Anlaşma belgesine dikkat etmek bu yüzden önemlidir.

Tutanağa nelerin yazılacağı arabuluculuk görüşmesi yazısında anlatılıyor. Başvuru aşaması için arabuluculuk başvurusu yazısına göz atılabilir.

Kanun metnine 4857 sayılı İş Kanunu sayfasından ulaşabilirsiniz.

Arabuluculuk Sonrası Dava Süresi Hakkında Sık Sorulan Sorular

Süreyle ilgili en sık sorulan sorular aşağıda yanıtlandı.

Arabuluculuk sonrası kaç gün içinde dava açılır?

İşe iade davasında son tutanaktan itibaren iki hafta, yani 14 gün içinde dava açılmalıdır. İşçilik alacağı ve tazminat davalarında ayrı bir iki haftalık süre yoktur. Zamanaşımı süreleri geçerlidir.

İki haftalık süre ne zaman başlar?

Süre son tutanağın düzenlendiği tarihte başlar. Yargıtay, telekonferansla yürütülen süreçlerde bu tarihi son tutanaktaki tüm imzaların tamamlandığı ya da tamamlanmış sayıldığı gün olarak kabul etmiştir.

Süreyi kaçırırsam yeniden arabulucuya başvurabilir miyim?

İşe iadede süre hak düşürücüdür. Süreyi kaçırmak dava hakkını ortadan kaldırır. Yeniden başvuru imkanı yalnızca arabulucuya hiç başvurmadan açılan davanın usulden reddedilmesi halinde, ret kararının tebliğinden itibaren iki hafta içinde vardır.

Arabuluculuk süreci zamanaşımını etkiler mi?

Evet. Arabuluculuk bürosuna başvurudan son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez.

Son tutanak olmadan dava açabilir miyim?

Dava açılabilir ancak son tutanak dilekçeye eklenmezse mahkeme bir haftalık kesin süre verir. Süre içinde sunulmazsa dava usulden reddedilir.

Kaynaklar

  1. 4857 sayılı İş Kanunu m.20 ↩
  2. 4857 sayılı İş Kanunu Ek m.3 ↩
  3. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3 ↩
  4. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E.2025/1242 K.2025/5080, 16.06.2025 ↩
  5. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E.2025/2926 K.2025/5149, 18.06.2025 ↩
  6. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.7 ↩
  7. 6325 sayılı Kanun m.18 ↩