İçeriğe geç
iscihaklarim.com

Ev Hizmetlerinde Çalışan Hakları: İş Kanunu Dışında Kalan Grup

Yayın Güncelleme

Ev hizmetlerinde çalışan hakları, İş Kanunu’na göre değil Türk Borçlar Kanunu’ndaki hizmet sözleşmesi hükümlerine göre belirlenir. Temizlik, yemek ve ev bakımı gibi işlerde çalışanlar 4857 sayılı Kanun’un kapsamı dışında kalır.[1] Bu durum haklarının olmadığı anlamına gelmez, yalnızca dayanak kanun değişir.

Bu yazı kimlerin ev hizmeti kapsamında sayıldığını ve hangi hakların korunduğunu anlatıyor. Genel çerçeve için işçi hakları rehberine bakabilirsiniz.

Ev Hizmetlerinde Çalışan Hakları Nelerdir?

Hizmet sözleşmesi, işçinin işverene bağımlı olarak iş görmeyi, işverenin de ücret ödemeyi üstlendiği sözleşmedir.[2] Ev hizmetlerinde çalışan hakları bu sözleşmeden doğar. Sözleşme özel bir şekle bağlı değildir, sözlü kurulabilir.[3]

Ev hizmetlerinde çalışan hakları üç başlıkta toplanır. Birincisi ücret, hafta tatili ve yıllık izin gibi çalışma koşullarıdır. İkincisi fesih ve bildirim süresi, üçüncüsü sigorta bildirimi ve alacakların takibidir.

Konu Ev hizmetlerinde durum
Ücret Her ayın sonunda ödenir, daha kısa süre kararlaştırılabilir
Hafta tatili Her hafta bir tam gün, kural olarak pazar
Yıllık izin En az bir yıl çalışana yılda en az iki hafta
Bildirim süresi Hizmet süresine göre iki ile altı hafta
Kıdem tazminatı Düzenleme bulunmadığı için kural olarak doğmaz
İşe iade davası İş Kanunu kapsamında olmadığı için açılamaz
Ev hizmetlerinde çalışan hakları infografiği
Ev hizmetlerinde çalışanın Borçlar Kanunu’ndan doğan hakları

Ev Hizmeti Kapsamına Kimler Girer?

Yargıtay ev hizmetlerinde aşçı, uşak ve temizlikçi gibi işlerde çalışanları 4857 sayılı Kanun’un dışında sayar. Aile bireylerini alışverişe götüren, boş zamanında ev ve eklentilerinde bulunan özel şoför de bu gruptadır. Aşağıdaki işler tipik örneklerdir.

  • Konutta temizlik, yemek ve çamaşır işleri
  • Aileye hizmet eden aşçı ve uşak
  • Aile bireylerinin özel şoförü

Sınır her zaman net değildir. Evde hastaya bakan hemşire ile çocuk eğiticisi İş Kanunu kapsamında değerlendirilir. Çalışanın yaptığı işlerin ağırlıklı niteliği belirleyicidir.

Aile üyeleri arasında, dışarıdan biri katılmadan evlerde yapılan işler de İş Kanunu’nun dışındadır. Bu istisna ev hizmeti istisnasından ayrıdır. Başka bir kişinin evinde ücretle çalışmak ise bu istisnaya girmez.

Bina kapıcılığı bu kapsamdan ayrı ele alınan bir çalışma türüdür. Kapıcıların kıdem tazminatı için kapıcının kıdem tazminatı yazısına bakabilirsiniz.

Hangi Haklar Korunur?

Borçlar Kanunu işçiye temel güvenceleri tanır. Bunlar ev hizmetlerinde çalışan hakları için asgari çerçeveyi oluşturur. İşveren sözleşmeyle bu hakları işçi aleyhine kısıtlayamaz.

Ücret kural olarak her ayın sonunda ödenir. İşveren zorunlu ihtiyaç halinde ödeyebilecek durumdaysa işçiye hizmetiyle orantılı avans vermekle yükümlüdür.[4] Fazla çalışma işçinin rızasıyla yapılır ve normal ücretin en az yüzde elli fazlasıyla ödenir.[5]

İşveren her hafta işçiye bir tam gün tatil vermekle yükümlüdür. Bu gün kural olarak pazardır. En az bir yıl çalışmış işçiye yılda en az iki hafta, on sekiz yaşından küçüklere ve elli yaşından büyüklere en az üç hafta ücretli yıllık izin verilir.[6]

İzin tarihleri belirlenirken işyerinin ya da ev düzeninin menfaatleri ile işçinin istekleri birlikte gözetilir. İşçi izin hakkından işverenden alacağı para karşılığında vazgeçemez. Sözleşme sona erdiğinde kullanılmayan izin ücreti ödenir.[7]

İşveren işçinin kişiliğini korumak ve saygı göstermekle de yükümlüdür. Psikolojik ve cinsel tacize karşı gerekli önlemleri almak ve iş sağlığı ile güvenliği için her türlü tedbiri almak bu yükümlülüğe dahildir.[8] Yıllık izin kuralları için yıllık ücretli izin yazısı ayrıntı verir.

Bildirim Süresi ve Fesih

Belirsiz süreli hizmet sözleşmesini sona erdirmek isteyen taraf önce durumu karşı tarafa bildirmelidir. Hizmet süresi bir yıla kadarsa iki hafta, bir yıldan beş yıla kadarsa dört hafta, beş yıldan fazlaysa altı hafta sonra sözleşme sona erer. Bu süreler kısaltılamaz, sözleşmeyle artırılabilir.[9]

İş Kanunu’ndaki sekiz haftalık süre ev hizmetleri için geçerli değildir. İşveren bildirim süresinin ücretini peşin ödeyerek de sözleşmeyi bitirebilir. Süreler her iki taraf için aynıdır.

Taraflardan her biri haklı sebeplerle sözleşmeyi derhal feshedebilir. Fesheden taraf sebebini yazılı bildirmek zorundadır. Dürüstlük kurallarına göre hizmet ilişkisinin sürdürülmesi beklenemeyen her durum haklı sebep sayılır.[10]

İşveren haklı sebep olmadan sözleşmeyi derhal bitirirse işçi bildirim süresi karşılığı tazminat isteyebilir. Hakim ayrıca altı aylık ücreti aşmamak üzere bir tazminata da hükmedebilir.[11]

Kıdem Tazminatı ve İşe İade

Kıdem tazminatı 1475 sayılı Kanun’un 14 üncü maddesinde bu Kanuna tabi işçiler için düzenlenmiştir. Türk Borçlar Kanunu’nda kıdem tazminatı düzenlemesi yoktur. Bu nedenle ev hizmetlerinde çalışan hakları arasında kıdem tazminatı kural olarak yer almaz.

Yargıtay, İş Kanunu’nun dışında kalan başka bir çalışma ilişkisinde de aynı mantıkla kıdem tazminatının reddi gerektiğini belirtmiştir. Bildirim süresine ilişkin tazminat için Borçlar Kanunu’nun 438 inci maddesine göre karar verilmesini istemiştir.[12]

İş güvencesi hükümleri de İş Kanunu’ndadır. Ev hizmetlerinde çalışan, işe iade davası açamaz. İş Kanunu kapsamında kalan çalışanlar için kıdem tazminatı ve işe iade davası yazıları geçerlidir.

Sigorta Bildirimi

Ev hizmetlerinde çalışan hakları arasında sigorta bildirimi en sık atlanan konudur.

Ev hizmetlerinde çalıştırılan kişinin sigortası çalıştığı gün sayısına göre belirlenir. Bir ya da birden fazla gerçek kişi yanında ay içinde toplam on gün ve daha fazla çalışan, hizmet akdiyle çalışan sigortalı gibi işlem görür. İşveren bildirimi çalışmanın geçtiği ayın sonuna kadar yapar.[13]

Ayda on günden az çalışanlar için iş kazası ve meslek hastalığı sigortası primi çalıştıranlarca ödenir. Sigortasız çalıştırılmak işçi için ağır sonuçlar doğurur. Sigorta kayıtlarını SGK’dan kontrol etmek bu nedenle önemlidir.

Zamanaşımı ve Alacakların Takibi

Ev hizmetlerinde çalışan hakları için süreler ayrı bir önem taşır.

Hizmet ilişkisi sürdüğü sürece ev hizmetlilerinin çalıştıranlardan olan alacaklarında zamanaşımı işlemez, işlemişse durur.[14] Hükmün kimleri kapsadığı olayın ayrıntısına göre belirlenir.

Yıllık izin ücreti ile bildirim şartına uyulmadan yapılan fesih tazminatı için zamanaşımı beş yıldır. Bu süre iş sözleşmesinden kaynaklanmak kaydıyla hangi kanuna tabi olursa olsun uygulanır.[15]

İşveren ibraname imzalatırsa Borçlar Kanunu’ndaki şartlar aranır. Belge yazılı olmalı, sona ermeden en az bir ay sonra düzenlenmeli ve ödeme banka aracılığıyla yapılmalıdır.[16] Aksi halde kesin olarak hükümsüzdür.

Hangi Mahkemeye Başvurulur?

İş mahkemeleri, Türk Borçlar Kanunu’ndaki hizmet sözleşmelerine tabi işçilerle işverenler arasındaki uyuşmazlıklara da bakar.[17] Ev hizmetlerinde çalışan alacak davasını bu nedenle iş mahkemesinde açabilir. Eski kararlarda bu davaların genel mahkemelerde görüldüğü yazılıdır.

Dava açmadan önce arabuluculuk şartının uygulanıp uygulanmadığı kontrol edilmelidir. Süreçte avukat desteği almak yararlıdır. Sürelerin kaçırılması hak kaybına yol açar.

Yargıtay Kararında Ev Hizmeti

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi önüne gelen davada işçi, bir ailenin konutunda yemek ve temizlik işlerinden sorumlu olarak yaklaşık sekiz yıl çalışmıştır. İş sözleşmesi işverence feshedilmiş, işçi kıdem ve ihbar tazminatı istemiştir.

İş mahkemesi davayı kısmen kabul etmiştir. Daire, işin ev hizmeti olduğunu belirleyerek kararı bozmuştur. Gerekçesinde ev hizmetinin sınırını şöyle çizmiştir.

“Aile bireylerini evden alarak alışverişe, şehir içinde gezmeye götüren, boş zamanında ev ve eklentilerinde zamanını geçiren şoföründe ev hizmeti yaptığı ve iş kanunu kapsamında olmadığı kabul edilmelidir. Buna karşın evde hastaya bakan hemşire ve çocuk eğiticisi 4857 sayılı Kanun’un kapsamında değerlendirilmelidir.”
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E.2014/25096 K.2014/35149, 10.12.2014[18]

Karar oybirliğiyle verilmiştir. Daire, İş Kanunu’nun dışında kalan bu işlerde Borçlar Kanunu’nun hizmet sözleşmesi hükümlerinin uygulanacağını belirtmiştir.

Karar 2014 tarihlidir ve Daire görev yönünden bozma yapmıştır. O dönemde ev hizmeti davalarına genel mahkemeler bakıyordu. Bugün bu davalara 7036 sayılı Kanun uyarınca iş mahkemeleri bakar.

Ev hizmetinin tanımına ilişkin gerekçe ise geçerliliğini korur. Çalışanın İş Kanunu’na mı Borçlar Kanunu’na mı tabi olduğu bu tanıma göre belirlenir.

Güncel kararlara Yargıtay karar arama sayfasından ulaşılabilir.

Ev Hizmetlerinde Çalışan Hakları Hakkında Sık Sorulan Sorular

Ev hizmetlerinde çalışanların en sık sorduğu sorular aşağıda yanıtlandı.

Evde temizliğe giden kişi kıdem tazminatı alabilir mi?

Ev hizmeti kapsamında çalışan işçiye kural olarak kıdem tazminatı ödenmez. Çünkü kıdem tazminatı İş Kanunu kapsamındaki işçiler için düzenlenmiştir. Bildirim süresine ilişkin haklar ise Borçlar Kanunu’ndan doğar.

Ev hizmetinde çalışanın yıllık izin hakkı var mı?

Evet. En az bir yıl çalışan işçiye Türk Borçlar Kanunu’na göre yılda en az iki hafta ücretli izin verilir. On sekiz yaşından küçüklerle elli yaşından büyüklerde bu süre üç haftadır.

Gündelikçi olarak çalışıyorum, haklarım nelerdir?

Gündelik çalışmada iş ilişkisinin niteliği olayın koşullarına göre belirlenir. Düzenli çalışma ve ücret varsa hizmet sözleşmesi kabul edilebilir. Ayda on gün ve üzeri çalışma sigorta bildirimini de etkiler.

Ev hizmetinde çalışanı işveren tazminatsız çıkarabilir mi?

Borçlar Kanunu haklı sebep halinde derhal fesih imkanı verir. Fesheden taraf sebebini yazılı bildirmelidir. Haklı sebep olmadan çıkarılan işçi bildirim süresi karşılığı tazminat isteyebilir.

Ev işlerinde çalışan sigortalı olabilir mi?

Evet. Ay içinde on gün ve daha fazla çalışan hizmet akdiyle çalışan sigortalı gibi işlem görür. Daha az çalışanlar için iş kazası ve meslek hastalığı sigortası primi ödenir.

Kaynaklar

  1. 4857 sayılı İş Kanunu m.4 ↩
  2. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.393 ↩
  3. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.394 ↩
  4. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.406 ↩
  5. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.402 ↩
  6. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.422 ↩
  7. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.425 ↩
  8. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.417 ↩
  9. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.432 ↩
  10. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.435 ↩
  11. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.438 ↩
  12. Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E.2017/25239 K.2019/20861, 12.11.2019 ↩
  13. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu Ek m.9 ↩
  14. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.153 ↩
  15. 4857 sayılı İş Kanunu Ek m.3 ↩
  16. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.420 ↩
  17. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.5 ↩
  18. Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E.2014/25096 K.2014/35149, 10.12.2014 ↩